Gebelik Takibi

Gebeliğin İlk 3 Ayında Sizi Neler Bekliyor?

Gebelik kadında anatomik, fizyolojik, biyokimyasal ve psikolojik değişikliklere yol açar. Bu değişimler iyi bilinmezse hastalık belirtisi sanılabilir.

Yorgunluk, Halsizlik, Uyku Hali 

Çok sık görülür, bazen günlük hayatı ve ilişkileri bozacak kadar şiddetlidir. Hormonal değişimlere ve kalp-dolaşım sistemindeki değişimlere bağlı olabilir. Belli bir tedavisi yoktur, dinlenmek gerekir. Ancak bu bulguların kansızlık, kalp, akciğer hastalıkları vb gibi ciddi durumlara bağlı olmadığına emin olmak için gerekli tetkikler yapılmalıdır.

İştah Değişimi, Sabah Bulantı ve Kusmaları

Bu belirtiler çok erken başlayabilir. Genellikle 16. haftada biter, bazen daha da uzun sürebilir. Hormonal değişimlere yada anne kanına geçen bebeğe ait hücrelere bağlı olduğu düşünülüyor. Bulantı sıklıkla sabahları olur ve gün içine doğru azalır. Günlük besin alımı 3 ana öğüne değil 6-8 küçük öğüne dağıtılmalıdır. Yemekler çok sıcak, sulu ve yağlı olmamalı. Bulantıyı artıracak mutfak kokularından, ev tozundan, ağır parfümlü maddelerden ve olabildiği kadar stresten uzak durulmalıdır. Kusmaların çok aşırı olduğu durumlarda ağızdan beslenme kesilerek hastaneye yatırmak ve damar yolundan beslenme gerekebilir.

Sık İdrar İhtiyacı

Bebeğin yerleşimi ile büyümeye başlayan rahim ve artan kan dolaşımı ve idrar torbasının hassasiyetinin artışı sık idrara çıkmaların nedenidir. İdrar yolu infeksiyonlarına bağlı olmadığı kontrol edilmelidir. Zaman zaman idrar kaçırmaları da görülebilir.

Göğüslerde Değişimler

Göğüslerde büyüme ve hassasiyet artışı olur. Göğüs uçları büyür, koyulaşır ve dışarı doğru çıkar. Hormonal uyarılara bağlıdır. Bazen çok erken kolostrum (ilk süt, ağız) gelmeye başlayabilir. Göğüsleri kavrayan ve alttan hafifçe kaldıran sağlam askılı sütyenler, göğüs pedleri kullanılması hem rahatlık hem de estetik açıdan gerekli olabilir. Gereğinde buz tatbiki de yararlı olabilir.

Kilo Değişimi

Bulantı ve kusmaların şiddetli olduğu durumlarda kilo verme de görülebilir. Bunun dışında her ay başına 1 veya 1,5 kilo alımı normaldir. Ancak ilk üç ayda genellikle fazla kilo alımı olmaz, 4. aydan itibaren hızlanır. Bu nedenle, aylık kilo artışı izlenmekle birlikte tüm gebelik boyunca alın kilo da önemlidir. 10-15 kilo arasında olması normaldir. Çok az kilo alımı beslenme bozukluğuna ve dolayısıyla bebeğin gelişiminin geri kalmasına neden olabilir. Aşırı kilo alımı ise beraberinde hipertansiyonu getirerek anne ve bebeğin hayatını tehlikeye sokabilir.

Vitamin ve Mineral Kullanımı

Kansızlık ülkemiz kadınlarında sık görülen bir durumdur. Başka hastalıkların ve vitamin, mineral eksikliğinin olmadığı durumlarda sadece demir ve beraberinde folik asit verilmesi yeterlidir. Folik asit eksikliği beyin-omurilik gelişim anormallikleri, plasentanın yerinden erken kopması, düşük doğum ağırlıklı bebek, erken doğum ya da düşükler görülebilir.

Sigara, İçecekler ve Alkol Kullanımı

Sigara kullanımı düşük, erken doğum ve düşük doğum ağırlıklı bebek olasılığını artırır. Sigara sayısı arttıkça bu risk de artar. Çay ve kahvenin bebeğe direk bir kötü etkisi yoktur, ancak fazla miktarda alındığında çarpıntı, uyku bozukluğu yaparlar. Kolalı içeceklerin kanıtlanmış bir zararı yoktur, yine de aşırı miktarda alınmamalıdır. Kronik alkol kullanımı büyüme gelişme geriliği yada ciddi yüz, kalp, eklem ve zeka sorunlarına neden olur. Az miktarda alkolün etkisi yoktur, ancak hiç almamak en iyi harekettir.

Vücut Temizliği, Vajinal Hijyen ve Cinsel Yaşam

Hamilelik sırasında banyo her zamankinden daha tehlikeli bir yerdir. Denge zorlukları ve kayma-düşme olasılığı yüksektir. Çok sıcak banyolarda fenalık hissi ve bayılma olabilir. Evde başka biri varken ve gereğinde onun yardımı ile banyo yapılmalıdır. Küvete girmekte bir sakınca yoktur, normal şartlarda vajinaya su girmez. Hamilelikte vajinal akıntıda artış olur. Kötü kokulu, yeşil, köpüklü yada kanlı akıntı muayene ve tedavi gerektirir. Hamilelikte cinsel yaşam son aya kadar devam ettirilebilir. Ancak, düşük tehdidi, erken doğum tehdidi olan hamileliklerde ya da kadının rahatsızlık, ağrı duyduğu durumlarda cinsel ilişkiden sakınılmalıdır.

Saç Boyası ve Kozmetikler

Saç boyalarının anne karnındaki bebeğe kanıtlanmış bir zararı yoktur. Ancak, özellikle ilk 3 ayda risk almamak için boyayı önermiyoruz. Gebeliğin 4. ayından itibaren bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz. Saç düzleştiriciler kimyasal maddelerdir ve kullanılmalarını önermiyoruz. Permada kullanılan kimyasal maddeler deriden emilip bebeğe gidebilir, kullanılmamalıdır.

Seyahat

Düşük yada erken doğum tehdidi olmayan durumlarda kara, hava yada deniz araçları ile seyahat edilebilir. 2-3 saatte bir molalar verilmeli veya uçak  tren içinde dolaşılmalıdır. 28. haftadan sonraki uçak seyahatlerinizde Hava yolları doktor raporu isterler.

Beklenen Doğum Tarihinin Saptanması

Son adet tarihini net hatırlayan hamilelerde bebeğin gerçek büyüklüğünü ve beklenen doğum tarihini hesaplamak kolaydır. Son adet tarihini net hatırlamayan yada  üste görmek  denen hamile iken bir adet daha gören kadınlarda ise gebelik yaşının hesaplanması için ilk üç ayda en erken yapılan ultrasonografiye güvenilir. Korunmayı bırakan ve gebelik bekleyen kadınlara adetleri bir takvime not etmesi önerilmelidir.

Yapılacak Tetkikler

İlk üç ayda rutin kan ve idrar tahlilleri, hepatit ve HIV taraması, toksoplazma, kızamıkcık ve diğer bulaşıcı hastalıkların bağışıklık testleri, rutin ultrasonografi, ense derisi ve burun kemiği ölçümü, Double (ikili) test ve gereken hastalarda düşük olasılığını araştıran testler yapılmaktadır. Hamilelikten önce başlayan ve devam eden bir kronik hastalığı olanlarda (sara, şeker hastalığı vs) ilgili uzmanlardan konsültasyon alınması gerekir. Anne ve baba adaylarında yapılacak tetkiklerin listesini son sayfada görebilirsiniz.

Tek Basamaklı Genetik Risk Değerlendirmesi (One Step Chromosomal Assesment of Risk – OSCAR)

OSCAR, gebeliğin 11-14. haftalarında, bebekte olabilecek kromozom bozukluklarının (Trizomi 21 gibi) riskini saptamada kullanılan bir yöntemdir. Bu değerlendirme ikili test ve ense kalınlığı ölçümlerini ve burum kemiği değerlendirmesini içerir. 

İkili Test 

Down sendromu (Mongolizm) taraması için gebeliğin erken döneminde, 12-14. haftaları arasında yapılan ve  ikili test adı verilen bir test yapılır. İkili test, PAPP-A (pregnancy associated plasma protein-A) ve serbest ?-hCG düzeylerinin kanda ölçülmesi ile yapılan bir risk hesabına dayanmaktadır. İkili testin avantajları arasında gebeliğin daha erken bir döneminde yapılması ve anormal bir sonuç durumunda daha fazla tanısal test seçeneğinin (koryonik villus örneklemesi, erken veya geç amniosentez) olması, anomalili bebek durumunda ise gebelik sonlandırılmasının daha kolay yapılabilmesidir. Ayrıca testin duyarlılığı üçlü test ile karşılaştırıldığında daha yüksektir. Testin en önemli dezavantajı ise nöral tüp defektlerini (beyin-omurilik anormallikleri) saptayamamasıdır. Ayrıca ikili teste ek olarak ultrasonografide  ense kalınlığı  ölçümü ile doğruluk oranı %85-90’a ulaşmakta ve yalancı pozitiflik oranı %5’e düşmektedir.

Ense Kalınlığı (Nuchal Translucency)

Gebeliğin 11-14. haftaları arasında ultrasonografik olarak yapılan ense kalınlığı ölçümü ile Down Sendromu olan bebeklerin % 60’ı ve özellikle kalp anomalileri olmak üzere diğer bazı anomaliler saptanabilmektedir.

Burun Kemiği (Nasal Bone)

Genetik bozukluklarda kemik kireçlenmesinin bozulmasına bağlı olarak burun kemiği görülmeyebilir. Mongolizm olan bebeklerde burun kemiği yok ya da çok küçüktür. Burun kemiğinin görülmesi Mongolizm (Down sendromu) olasılığını üç katı azaltır.

Acil Durumlar

Bazı hallerde acilen doktorunuzu aramanız gereklidir. Bunlar :

  • Vajinal kanama
  • Kramp tarzında karın-kasık ağrısı
  • Ateş ve titreme
  • Bayılma

Gebelik dışındaki acil hallerde, ilaç kullanımı veya röntgen çekiminden önce

Gebeliğin 4., 5. ve 6. Aylarında Sizi Neler Bekliyor ?

Üçlü Tarama Testi

Sağlıklı bebekler 23 kromozom anneden (yumurta) 23 kromozom da babadan (sperm) alarak 46 kromozomlu normal canlılar olurlar (46 XX = sağlıklı kız, 46 XY = sağlıklı erkek). Kromozom sayı anormallikleri (45 ya da 47) genellikle yumurta kaynaklıdır. Bu anormalliklerin bir çoğu doğal elemeden geçemez ve gebelik düşükle sonuçlanır. Doğal eleme, bazı durumlarda başarılı olmaz ve sağlıklı olmayan bebekler doğar ve yaşarlar. Örneğin: 45X0 (Turner Sendromu), 47 t13 (Trizomi 13), 47 t18 (Trizomi 18), 47 t21 (Trizomi 21). Doğal eleme gebeliğin 10ncu haftasında tamamlanır ve bu haftadan sonra devam eden gebeliklerde yoğun bir tarama programı başlar. En sık görüleni, 21 numaralı kromozomdan 3 tane bulunmasına bağlı olan Trizomi 21dir (Mongolizm, Down Sendromu).

Üçlü test tüm anne adaylarına 16.-18. gebelik haftaları arasında önerilen bir kan testidir. Anne adayından alınan kanda üç ayrı hormon ölçümü yapılır. Hormon ölçüm sonuçları, anne adayının yaşı, kilosu, sigara kullanıp kullanmadığı gibi değişkenler ve gebelik haftasıyla birlikte özel bir bilgisayar programına girilerek işleme tabi tutulur. Bu işlem neticesinde anne adayının bebeğinde Trizomi 21 (Down sendromu), Trizomi 18 ve nöral tüp defekti (NTD) varolma olasılığı belirlenir. Hazırlanan üçlü test raporunda bu üç anormal durum için risk ayrı ayrı belirtilir.

Unutulmaması gereken en önemli nokta üçlü testin tanı koymadığı, yalnızca tarama yaptığıdır.

Tarama testlerinin amacı belli bir hastalık açısından riski yüksek olan kişileri belirlemek, yani bir hastalığın esas tanısını koyduracak testin kimlere uygulanmasının gerekli olduğunu belirlemektir. Down sendromunun kesin tanısı amniosentez ile elde edilen fetal hücrelerin kromozomlarının incelenmesiyle konur. Amniosentezi her anne adayına uygulayamayacağınıza göre, kimlere uygulamamız gerektiğini bilmeliyiz. İşte üçlü test bunun ayrımını yapmada bize yardımcı olabilir.

Üçlü test sonucuna göre amniosentez uygulanmasının tavsiye edildiği rakam doktorlar arası farklılıklar gösterebilir. Bazı doktorlar 1:270 rakamından itibaren amniosentez önerirler. Amniosentez uygulanması gereken ya da uygulanmasının gerekmediği durumlar için karar verirken, ultrasonda bebekte Down sendromu gibi genetik hastalıkları düşündürecek bulguların gözlenmesi ya da gözlenmemesi de önemlidir.

35 Yaş ve Üzerindeki Anne Adayları Direkt Amniosentez Mi Yaptırmalı?

Bu konuda hakim olan iki görüş vardır. Direkt amniosentez yapılması, ya da önce üçlü test yapılması ve bu testin sonucuna göre Down sendromu riski yüksek çıkanlara amniosentez uygulanması. Anne adayının isteği direkt amniosentez yapılması yönündeyse bu mutlaka dikkate alınır.

Amniosentezin yapılışı ve örnekte Down Sendrom lu bir kromozom yapısı

Deride Çatlamalar

Gebeliğin 16. haftasından itibaren karın belirginleşmeye başlar. Belirli bir dereceye kadar bu gerilmeye dayanan deri daha sonra çatlamaya başlar. Gerilme olan diğer bölgelerde de (göğüsler, bacaklar ve kalçalar) çatlamalar görülür. Çatlamaların önlenmesinde çok etkin bir ilaç maalesef yoktur.

Egzersiz

Gebelikte çok ağır olmamak koşulu ile egzersiz yapılabilir ancak uzman kontrolünde yapılmalıdır. Çoğul gebelik,  hipertansiyon geçirilmiş erken doğum öyküsü olan gebelerde egzersiz sakıncalıdır. Ağır ve çok hareketli sporlar yerine yürüyüş ya da yüzme tercih edilmelidir.

Bebek Hareketlerinin Hissedilmeye Başlanması

18nci gebelik haftasından itibaren bebek hareketleri anne tarafında hissedilmeye başlanır. Önceleri hafif ve belirsiz olan bu hareketler haftalar ilerledikçe daha da güçlenmeye ve dışarıdan da hissedilmeye başlar.

Sırt, Bel ve Eklem Ağrıları

Pelvis (leğen kemiği) 3 ayrı kemikten oluşmasına rağmen, buradaki eklemler hareketsizdir. Ancak, gebelikte bu eklemlerde hormonal gevşeme nedeni ile bir miktar gevşeme olur. Gebe kadında leğen kemiğinin sabit olmayışı  ağrıya neden olur. Günlük aktivite sırasında sık istirahatler ağrıyı hafifletebilir. Nadiren hastane tedavisi  gerekli olabilir.

Gebelikte bel ve sırt ağrıları iki nedenle oluşur veya artar. Birincisi; doğrudan gebeliğin oluşturduğu fiziksel yükün omurgada oluşturduğu etkidir. İkincisi; gebeliğin omurgada meydana getirdiği duruş değişikliktir. Gebelik korsesi, lokal ısı uygulaması ve masaj, gevşetici etki ile ağrıyı azaltabilir.

Bacak Krampları ve Uyuşma

Gebelikte kramplar, serbest serum kalsiyum düzeylerinde azalmaya bağlıdır. Kalsiyum alımının artırılması gerekir. Kalsiyum alımı ile birlikte masaj ve ısı uygulamaları faydalıdır. Vücudu geren hareketlerden kaçınmak gerekir. Gebelerin % 5’inde, ellerde uyuşma ve karıncalanma olur. Rahatsızlık en çok gece ve sabah erken saatlerde hissedilir. Bu durum genellikle gebeliğin sona ermesiyle kendiliğinden düzelir ancak duyu kaybının oluştuğu ileri durumlarda konsültasyon ve tedavi gerekebilir.

Varisler

Genital bölge veya bacaklarda varisler oluşabilir. Varislerin meydana gelmesinde en önemli faktör, büyüyen uterusun (rahmin) bacak toplardamarlarına bası yapmasıdır. Varisler oluşmaya başladığında yapılması gerekenler; bacakların her fırsatta yükseltilmesi, külotlu varis çorabı giyilmesi ve uzun süre hareketsiz ayakta kalmayı gerektiren aktivitelerden kaçınılmasıdır.

Memelerde Hassasiyet

Özellikle erken ve geç gebelik evrelerinde memelerde fizyolojik dolgunluk nedeniyle hassasiyet olmaktadır. Uygun ölçüde bir sütyenin 24 saat giyilmesiyle, bu rahatsızlık azaltılabilir. Buz uygulaması rahatlatıcı olabilir.

Detaylı Ultrasonografi ve İkinci Fikir

Tıpta önemli durumlarda, doktor ya da hastanın isteği ile başka bir doktordan fikir almak çok rastlanan bir durumdur. Gebeliğin 20nci haftası civarında başka bir göz tarafından ultrasonografinin değerlendirilmesi siz ya da doktorunuzun isteği ile yapılabilir.

Fetal Kalp Ekografisi

Özellikle bebeğin kalbine yönelik olarak, ultrasonografi cihazına benzeyen bir cihazla yapılan, anneye ve bebeğe herhangi bir rahatsızlık vermeyen bir incelemedir. Bebeğin doğuştan kalp hastası olup olmayacağını gösterir. Kalpte anatomik bozukluk, ASD, VSD (kalpte delik), damar anormallikleri, kalp kası yetmezliği gibi durumlarda teşhis koydurarak doğum sırasında veya öncesinde gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Bu inceleme bebek kalp anatomisinin net olarak izlenebildiği haftalarda yapılır.

Rahim Ağzına Dikiş Konması

Daha önceki gebelikleri düşükle sonuçlananlarda, önceden rahim veya rahim ağzından ameliyat geçirenlerde, rahim boynu yetersizliklerinde düşük olasılığı yüksektir. Gebeliğin 12. haftasından sonra gereken sıklıkta bu durum değerlendirilerek kısa süreli genel anestezi altında rahim boynuna cerclage dikişi konması gerekebilir.

Gebeliğin Son 3 Ayında Sizi Neler Bekliyor?

Mide Yanması

Özellikle gebeliğin son dönemlerinde meydana gelir. Nedeni mide içeriğinin, mide asidiyle birlikte, yemek borusunun alt kısmına geri gelmesidir. Bu kaçağın sebebi; büyüyen uterusun (rahim) mideyi yukarı itmesi ve hormonal etkilerin neden olduğu özofagus (yemek borusu)  alt uç sfinkterinin (kapatıcı kaslar) gevşemesidir. Gebelikte mide yanması sorunu, genellikle düzenlenen anti-asit tedavilerine çok iyi cevap verir. Sık ve küçük öğünler yenmesi önerilir. Ayrıca yatarken birkaç yastıkla başın yükseltilmesi de bu şikayeti giderebilir.

Bağırsak Alışkanlıklarında Değişim

Kabızlık, gebelikte sık görülen şikayetlerdendir. Bunun nedeni gebelik hormonlarının barsak hareketlerini azaltması ve büyümüş uterusun barsaklar üzerine yaptığı baskıdır. Kabızlık, gebelikte sık rastlanan hemoroid (basur) problemine neden olabilir veya varsa kötüleştirir. Bu şikayetler bol su içerek ve bol sebze, meyve, salata yiyerek giderilebilir. İnatçı kabızlık durumlarında tedavi gerekebilir.

Cilt Değişiklikleri

Gebelikte bazen alın, burun üstü, yanak kemiği üzerindeki derinin koyulaşması ile belirlenen gebelik maskesi görülür. Ayrıca meme uçları ve karın bölgesinin orta hattı, çizgi şeklinde koyulaşabilir. Özellikle gebeliğin son döneminde aşırı gerginliğe maruz kalan karın cildinde çatlaklar oluşabilir. Ciltteki koyulaşmalar çoğu zaman doğumdan sonra geçer. Bu koyulaşmaların artmaması için güneşe fazla çıkmamak ve koruyucu kremler kullanmak gerekir.

Ödem (Şişlik)

Büyüyen uterusun bacaklardan dönen kan akımı üzerine baskısı sonucu ayak bileklerinde görülen ödem, ciddi bir sorun değildir. Ancak bu bulgulara ilaveten ellerde ve yüzde şişlik oluşması önemli bir durumdur ve doktora başvurmayı gerektirir. Ayakta fazla kalmamak, otururken ayakları yukarı kaldırmak, aşırı tuzdan kaçınmak bileklerdeki ödemi azaltabilir.

Şeker Yükleme Testi (OGTT)

İnsulin vücutta tek başına diğer tüm hormonlara karşı çalışır. Gebeliğin hormonları da insulinin etkisine ters etki yaparlar. Bu etki insulini alt edebilecek düzeye gelebilir. Bu durum hem anne hem de bebek açısından kısa ve uzun süreli sorunlara yol açabilir. Gebeliğin 28nci haftası civarında önce açlık, daha sonra da 50 ya da 75 gram şeker alımı sonrası tokluk kan şeker düzeyleri ölçülerek hamilenin diabet eğilimi değerlendirilir.

Erken Doğum Tehdidi

28 ve 37. gebelik haftaları arasında olan doğumlar erken doğum, bebekler ise prematür bebeklerdir. Hem anne hem de yeni doğan için birçok potansiyel tehlikesi olan prematüritenin önlenmesi erken doğum riskinin erken tanısına bağlıdır. Bu amaçla, uterus boynu ultrasonografisi ve rahim ağzından salgılanan bazı maddelerin bakılması gerekebilir (fibronektin).

Çalışan Kadınlar ve Gebelik

Çok hareketli olmayan meslekleri olan kadınlar hamilelikte çalışmaya devam edebilirler. Gebelikte çalışma koşulları ile ilgili kesin sınırlar koymak zordur. Çünkü her gebenin kapasitesi, egzersiz toleransı, fiziksel yapısı ve gebeliğin seyri farklı olmaktadır. Aktivite ve stresin işten işe farklı olduğu muhakkaktır. Bu konuda öneriler kişiselleştirilmeli ve gebe kadının iş türü ve risk faktörleri hesaba katılmalıdır. Doğum öncesi ücretli izin 8 haftadır (ikiz gebelikte 10 hafta), bu sürenin tamamını kullanmak isteyen hamileler 32. haftada doktora başvurarak yazılı istirahat belgesini almalıdırlar. 37. haftaya kadar çalışıp daha sonra izine ayrılmak isteyenler de aynı şekilde başvurarak kontrol muayenelerinden sonra çalışmasında sakınca yoktur belgesini almalıdırlar.

NST

Non-stres test bebeğin EKG si gibi düşünülebilir. Son aya gelindiğinde gerekli bir testtir. NST için gelirken 1 saat kadar önce yemek yenmiş olmalıdır. NST ile birlikte yine her hafta ultrasonografi ile amniotik sıvı değerlendirmesi yapılır. Fetal iyilik testleri olarak bilinen bu testler doğum zamanlaması açısından çok önemlidirler.

Doğumun Başlaması

Doğum eyleminin başlaması; uterus (rahim) kasılmalarının başlaması veya vajenden sıvı gelmesiyle (membran rüptürü) çoğu kez fark edilir. Ancak gebeliğin son döneminde uterusta doğum eylemi ile ilgili olmayan kasılmalar da sıklıkla görülür (Braxton-Hicks kasılmaları).

Gerçek Doğum Eyleminde;

  • Kasılmalar düzenli tekrarlar ve aralar giderek 2-4 dakikaya iner.
  • Kasılmaların şiddeti giderek artar ve süresi 1 dakikaya ulaşır.
  • Rahim ağzında açılma olur.
  • Dinlenmekle kasılmalar geçmez.

Doğum Eylemi ile ilgili olmayan kasılmalarda ise;

  • Kasılmalar düzensiz aralıklarla olur.
  • Kasılma aralıkları uzundur ve düzenli tekrarlama olmaz.
  • Kasılmaların şiddeti aynı kalır.
  • Rahatsızlık daha çok alt karın bölgesindedir.
  • Kasılmalar çoğunlukla dinlenmekle geçer.
  • Kasılmalar rahim ağzında açılmaya neden olmaz.

Gebeliğin herhangi bir döneminde aniden veya sürekli olarak berrak bir sıvının vajenden akması, zarların yırtıldığına işaret eder. Miaddaki bir gebelikte, zarların yırtılmasından sonraki 24 saat içerisinde genellikle doğum eylemi başlar. Doğum eylemi olsun, olmasın zarları 24 saatten daha uzun süre yırtık olan olgularda enfeksiyon gelişmesi olasılığı yüksektir.

Gebelik ve Trafik

Araba kullanmak tek başına bile stresli bir aktivitedir. Hamileliğin getirdiği hormonal
değişimler anne adayını araç kullanırken daha da gergin yapar.
Emniyet kemeri trafik kazalrında ölüm riskini % 60 azaltır. Bebeğinin sıkışacağını
düşünerek emniyet kemeri takmayan hamileler tehlikededir,
mutlaka kemer kullanılmalıdır.

Emniyet Kemeri Kullanırken 

1. Bel hizasındaki şerit çıkıntı oluşturan karnın alt kısmından, karına baskı yapmayacak şekilde geçmelidir.
2. Omuz şeridi normal olarak çapraz şekilde geçmelidir.
3. Kemer şeritleri çok sıkı olmayacak şekilde ayarlanmalıdır.
4. Otomobile binmeden önce emniyet kemerinin doğru yerleşmesini engelleyen palto gibi kalın giysiler çıkarılmalıdır.
5. Ön koltuklar mümkün olduğu kadar geride tutulmalı ve koltuk arkası hafifçe yatırılmalıdır.
6. Sürücü hamile bayan ile direksiyon arasındaki mesafe maksimuma çıkarılmalıdır. Bu mesafe en az 25 cm olmalıdır. Özellikle hava yastığı olan otolarda bu mesafe çok daha önemlidir. Doğum ağrıları başlayan hamileler kesinlikle araba kullanmamalıdır, otomobili
kullanacak başka kimse yoksa taksi çağırmalıdır

Gebelik İçin Yapılan Testler

Anne Adayı:

  • Tam idrar
  • Tam kan
  • Kan grubu
  • Pseudokolinesteraz
  • Hepatit B (HBsAg, Anti HBs)
  • Hepatit C (HCV Ab)
  • HIV 1 ve 2
  • TORCH (Toksoplazma, Kızamıkcık, CMV, Herpes IgG ve IgM antikorları)
  • Klamidya Ag, Ab
  • sTSH, T3, T4
  • Açlık kan şekeri
  • Üre, kreatinin
  • Total protein, albumin
  • Karaciğer fonksiyon testleri (ALT,AST)
  • Total bilirubin, indirekt bilirubin
  • Sodyum, potasyum
  • Total lipid, kolesterol
  • Özel testler

Baba Adayı:

  • Kan grubu
  • Hepatit B (HBsAg, Anti HBs)
  • Hepatit C (HCV Ab)
  • HIV 1 ve 2
  • Özel testler

Özel testler : Varlığı önceden bilinen bir hastalığın (örnek: şeker hastalığı, sara vb.) bebeğe etkileri ya da gebeliğin var olan hastalığa olabilecek etkilerini değerlendirmek için
özel testler de istenebilir.

Op. Dr. Sibel KAYA
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı